Reklam
Reklam
PAMUKKALE TV DENİZLİ'NİN İLK UYDU KANALI

Ortadoğu ve Arap ülkelerinin ağzı ‘şekercik kestane’ ile tatlanıyor

Reklam
Ortadoğu ve Arap ülkelerinin ağzı ‘şekercik kestane’ ile tatlanıyor

Denizli’nin Buldan ilçesinde kestane hasadı başlarken, Arap ülkeleri başta olmak üzere Ortadoğu ülkelerine ihraç edilen kestaneler daha lezzetli olması için eğrelti otunun altında bekletildikten sonra işlenmek üzere fabrikaya gönderiliyor.

Denizli’nin Buldan ilçesinde kestane hasadı başlarken, Arap ülkeleri başta olmak üzere Ortadoğu ülkelerine ihraç edilen kestaneler daha lezzetli olması için eğrelti otunun altında bekletildikten sonra işlenmek üzere fabrikaya gönderiliyor. Yapılan ihracatla birçok ülkenin ağzı ‘şekercik kestane’ ile tatlanıyor.

Buldan ilçesinde bin rakımlı Alandız Mahallesi’nde üretimi yapılan kestanede hasat dönemi başladı. Toplanan kestanelerin lezzetinin artması için mahalle sakinleri asırlardır süren ‘gömme’ adı verilen eğrelti otunun altında bekletme geleneklerine devam ediyor. Hasadı yapılan kestaneler yaklaşık 15 gün eğrelti otunun altında bekletildikten sonra kozalarından çıkarılarak toplanıyor. Ardından toplanan kestaneler işlenmek üzere mahallede kurulan kooperatife gönderiliyor. Burada sıcak su ve soyma işleme sonrası kestaneler katkı maddesi kullanılmadan ‘kestane şekeri’ yapılıyor. Üretilen kestane şekerlerinin Arap ülkeleri başta olmak üzere Ortadoğu ülkelerine gönderiliyor. Bu sene ihracat talebinin az olmasına karşın iç piyasa taleplerinin ise yoğun olduğu belirtildi.

“Bin dönüm alandan 300 tona yakın kestanemiz var”

Alandız Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Remzi Salman ‘şeker kestane’nin üretim, toplanma ve işlenme aşamasını İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. Bu sene bin dönümlük alanda yaklaşık 300 ton kestane rekoltesi aldıklarını ifade eden Salman, “Tesisimizi 2006 yılında kurduk yani kooperatif olarak tarımdan destek aldık. Tarımdan destekli bu tesisi yaptık. 2017 yılında da kestane şekeri fabrikasına çevirmeye başladık. Tarıma bir proje yapmıştık, yüzde 50’si tarımdan, yüzde 50’si de büyükşehir belediyemiz tarafından karşılanmıştır. Bu kestane şekeri fabrikamızı kurduk. Kalan makinelerimizi de Güney Ege Kalkınma Ajansı’ndan (GEKA) karşıladık. Şu anda tesisimiz çalışır vaziyette, kestane şekeri üretiyoruz. Glikozsuz, katkısız, koruyucusuz kestane şekeri yapmaktayız. Bin dönüm alandan 300 tona yakın kestanemiz var. Kestanemiz soyulmaya elverişli, kestane şekercik olarak geçiyor ismi” diye konuştu.

“Kestanemiz Alandız Mahallesi’ne özgü bir kestanedir”

Gıda Mühendisi Müge Karcıer ise kestane şekerciğinin hiçbir katkı maddesi olmadan üretildiğini ifade ederek şunları söyledi:

“Kestanemiz buraya, Alandız Mahallesi’ne özgü bir kestanedir. Kestane şekeri yapımına uygundur. İridir, soyulması kolaydır ve cinsi şekerciktir. Bizim ürünümüzde hiçbir koruyucu madde yoktur. Bunun yanında glikoz içermez, sadece pancar şekeri ile yapılmıştır.”

Kestaneleri topladıktan sonra eğrelti otunun altında yaklaşık 15-20 gün bekletildikten sonra daha lezzetli bir tadın ortaya çıktığını söyleyen çalışanlar ise bu geleneğin mahallede asırlardır sürdüğünü ifade ettiler.

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ